Psikolojik bozuklukların en yaygını ve hayatı en çok etkileyenlerindendir. Bir yandan da modern hayatın doğal bir yan etkisidir. Günlük hayattaki hız ve beraberindeki engellemeler kişilerin bu tanıyı almasına neden olabilmektedir. Tanı kriterleri aşağıdadır:

DSM-IV’e (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) göre aşağıdaki 9 belirtiden en az 5’i aynı 2 haftalık süre içinde gösterirse major depresyon tanısı konur. Bu belirtilerden biri mutlaka depresif mod veya hayattan zevk almama (anhedoni) veya çevresine karşı ilgisizlik olmalıdır. Major depresyonun 9 semptomu şunlardır:

1. Her gün, gün boyu süren depresif duygudurum (Üzgün, boşlukta hissetme, ağlamaklı görünüm)
2. Her gün ve gün boyu süren etkinliklere ilgide azalma, eskisi kadar zevk alamama
3. Önemli derecede kilo kaybı ya da kilo alımı
4. İnsomnia ya da hipersomnia (Uykusuzluk ya da aşırı uyuma)
5. Psikomotor ajitasyon ya da retardasyonun olması (davranışlarda aşırı artma ya da gerileme)
6. Yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybının olması
7. Değersizlik, aşırı ya da ugun olmayan suçluluk duyguların (sanrısal=gerçek dışı yargı) olabilir
8. Düşüncesini yoğunlaştırmada azalma ya da kararsızlık
9. Yineleyen ölüm düşünceleri (intiharla ilgili).

Bunlar bir yana “distimi” adında, “hafif depresyon” diyebileceğimiz bir alt tipi de bulunur. Distimi’de kişi sürekli hafif mutsuz, neşesiz, keyifsiz, motivasyonsuz ve isteksiz durumdadır. Ama bu dibe çöküşler gerçek depresyon gibi ağır değildir.

Depresyon Tedavisi

Major depresyon tanısı alınmışsa, psikiyatrik ilaçlar ve psikoterapinin beraber gitmesi şarttır. İlaçlat kişinin moodunu stabilize eder ve belli bir seviyenin üstünde tutabilirken psikoterapi de depresyona götüren fonksiyonel olmayan algılarla çalışıp kişiye onu depresif ruh halinden kurtaracak düşünceler öğretir. Yani düşünce hayatını baştan kurmasını sağlar.